İsrail Meclisi, 7 Ekim 2023’te gerçekleşen Aksa Tufanı Operasyonu’na katıldığı iddia edilen Filistinlilerin özel askeri mahkemelerde yargılanmasını ve idam cezası verilmesini mümkün kılan tartışmalı bir yasa tasarısını kabul etti. Bu düzenleme, ülkede uzun süredir gündemde olan “7 Ekim Olaylarına Katılanların Yargılanmasına İlişkin Yasa Tasarısı” olarak biliniyor ve 93 milletvekilinin desteğiyle onaylandı.
Yeni yasa ile, 7 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen Aksa Tufanı Operasyonu’na katıldığı öne sürülen yüzlerce Filistinli, özel olarak oluşturulacak askeri mahkemelerde yargılanacak. Tasarıya göre, bu mahkemelerin üyeleri özel atamalarla belirlenecek ve mahkeme, Filistinlilere “İsraillileri Gazze’ye götürme”, “saldırı”, “terör”, “düşmana yardım” ve “soykırım” gibi suçlamalarla dava açabilecek. İsrail basınında yer alan haberlere göre, bu kapsamda yaklaşık 300 Filistinli tutuklu yargılanabilecek.
Düzenlemenin en dikkat çekici yönü, idam cezası ile ilgili olan kısmı. 1950 yılına ait “Soykırımı Önleme Yasası” temel alınarak hazırlanacak iddianamelerde, mahkeme bazı sanıklar hakkında ölüm cezası verebilecek. Mart ayında kabul edilen önceki idam yasası geriye dönük olarak uygulanamadığı için yeni düzenlemenin özellikle 7 Ekim olayları için hazırlandığı düşünülüyor. Ayrıca, bu yasayla birlikte 7 Ekim olaylarına katıldığı iddia edilen kişilerin gelecekte herhangi bir esir takası anlaşması kapsamında serbest bırakılmamaları da öngörülüyor. Bu durum, Gazze’deki çatışmalar ve olası rehine müzakereleri açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
İsrailli siyasetçiler yasayı, “modern Eichmann davası” olarak adlandırdı. Tasarıyı Meclis’e sunan Yulia Malinovsky, düzenlemenin “Yahudi halkına karşı işlenen suçların yargılanması” anlamına geldiğini savundu. Adolf Eichmann, Nazi Almanyası döneminde görev yapmış ve İsrail’de idam edilen son kişi olarak biliniyor. Yeni yasaya göre, yargılamalar kamuya açık bir şekilde gerçekleştirilecek. Duruşmalar özel bir internet sitesi aracılığıyla canlı yayınlanacak ve tüm duruşmaların ses ve görüntü kayıtları devlet arşivlerinde saklanacak.
Bu karar, uluslararası insan hakları örgütlerinin sert tepkisini çekti. HaMoked ve Adalah isimli İsrailli insan hakları kuruluşları, ortak bir açıklama yaparak, yaklaşık üç yıl boyunca ağır koşullar altında tutulan Filistinlilerin çoğunun resmi bir suçlama olmadan gözaltında tutulduğunu belirtti. Açıklamada, kurulan özel mahkeme yapısının bağımsızlığı konusundaki endişeler de ifade edildi. Birleşmiş Milletler raportörleri daha önce düzenlemeye ilişkin kaygılarını İsrail makamlarına iletmişti. BM uzmanları, yargıya siyasi müdahale riski konusunda uyararak, tasarının yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı ve işkence yasağı gibi temel uluslararası hukuk ilkeleriyle çelişebileceğini belirtti.