15 Temmuz sonrası dönem, Türkiye’de askeri hastanelerin kapatılması ile ilgili önemli gelişmelere sahne oldu. 26 şehirde bulunan 32 askeri hastane, bu süreçte kapatıldı ve bu durum sınır ötesi operasyonlarda savaş cerrahisi uzmanı eksikliğine yol açtı. Askeri hastanelerin yeniden açılacağına dair beklentiler sürerken, geçtiğimiz günlerde yayımlanan yeni Subay-Astsubay yönetmeliği, askeri hastanelerin durumunu daha da belirsiz hale getirdi. Bu yönetmelikten “Askeri Hastaneler” terimi tamamen kaldırıldı.
Yönetmeliğin 53. maddesinde yapılan değişiklikle, “Askeri Hastaneler, Askeri Hastanelerdeki uzmanlar, Tam Teşekküllü Askeri Hastaneler, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Askeri Hastanesi” ifadeleri metinden çıkarıldı. Yeni düzenlemede “Kamu hastanesi ve yetkili sağlık kuruluşları” terimi ön plana çıkarıldı. Artık subay ve astsubayların tedavileri devlet hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilecek.
Askeri hastanelerin kapatılmasının üzerinden 10 yıl geçti. Eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 2022 yılında askeri hastanelere olan talep ve ihtiyacın bulunduğunu belirtmişti. Onu takip eden Bakan Yaşar Güler de, bu hastanelerin yeniden açılması için yoğun çaba sarf edildiğini dile getirmişti. Ancak, bu süre zarfında askeri hastaneler hala faaliyete geçmedi.
Askeri hastanelerin kapatılması ile birlikte, 2043 olan askeri doktor ve savaş cerrahisi uzmanı sayısı ciddi şekilde azaldı. MSB Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, savaş cerrahisi uzmanı askeri doktor sayısının 347’ye düştüğünü ve bu durumun son derece vahim olduğunu ifade etmişti. Türkiye, şu anda NATO ülkeleri arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke konumundadır. Savaş ihtimalinin çok düşük olduğu İsveç, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde bile askeri hastaneler açılarak cerrah yetiştirilmekte. Bu durum, Türkiye’nin askeri sağlık alanında ciddi bir yeniden değerlendirme yapması gerektiğini gösteriyor.