MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin düzenlediği grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, enerjinin güvenliği ve sınırların güvenliği konularının, uluslararası hukuk ile ırkçı ve mezhepçi yaklaşımların karmaşık bir hesaplaşmasının odak noktası olduğunu vurguladı.
Bahçeli, 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve ABD ile İsrail’in İran’a karşı gerçekleştirdiği ortak hava saldırılarıyla alevlenen çatışmaların, 7 Nisan’da geçici bir ateşkese ulaşmasının, krizin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti. Bu ateşkesin, tarafların stratejik hedeflerine ulaşılamadığı bir aşamada durum değerlendirmesi yapmalarına olanak tanıyan geçici bir duraklama olduğunu ifade etti.
“SİLAHLAR SUSSA DA HESAPLAR KAPANMIYOR”
Bahçeli, kalıcı bir çözümün zayıf olduğunu ve savaşın sona ermesi ile barışın sağlanmasının uzak bir hedef olduğunu dile getirdi. Ateşkesin, devlet ciddiyetiyle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu durumun aslında bir güç mücadelesinin aracı haline geldiğini kaydetti. Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini açıklaması ve İran’ın da kendi savaş hedeflerine ulaştığını ilan etmesi, krizin yeniden masaya taşındığını gösterdi.
İstanbul’da 12 Nisan’da gerçekleştirilen doğrudan ABD-İran müzakerelerinin sonuçsuz kalmasının bölgedeki gerilimi artırdığına dikkat çeken Bahçeli, denetimsiz güç rekabetinin Orta Doğu’da patlayan bombalarla sonuçlandığını, bunun yarın Avrupa, Asya ve Afrika’daki daha büyük yıkımlara yol açabileceğini belirtti.
Bahçeli, 2020 yılındaki küresel salgının ardından insanlığın Ukrayna-Rusya çatışması, Kızıldeniz ve Karadeniz’deki ticaret güvenliği sorunları, Gazze’deki insani kriz ve diğer bölgesel çatışmalarla sarsıldığını vurguladı. Keşmir hattındaki Hindistan-Pakistan geriliminin, Pakistan-Afganistan sorunlarının oluşturduğu tehlikenin, yangının sadece bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını gösterdiğini belirtti.
“BARİŞ İÇİN DÜNYA KONSOLOSU GEREK”
Dünya Savaşı olasılığının giderek arttığı bir dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antony Kuvvertes liderliğinde, ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa Birliği’nden oluşan bir Dünya Barış Konseyi’nin acilen kurulması gerektiğini belirten Bahçeli, bu durumun insanlık adına tarihi bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Adalet, denge ve hakkaniyeti esas alan yeni bir küresel iradenin ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Bahçeli, Türkiye’nin tarihsel sorumlulukları ve coğrafyasının sunduğu misyonla bu süreçte aktif rol almaya hazır olduğunu belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü hatırlatarak, bu ilkenin, atılacak her adımın yönünü belirleyeceğini ifade etti. Ayrıca, İran cephesindeki geçici duraksamanın yanı sıra Lübnan’daki durumun devam ettiğini, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının arttığını ve Siyonist hesapların bu bölgedeki tehditlerini sürdüğünü kaydetti.